Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
basit renk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Prizmadan geçen beyaz ışığın ayrıldığı renklerden her biri


basit tümce
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Basit cümle


basitçe
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Basit olarak, kolay tarafından


Telaffuz : basi'tçe

basite indirgemek
Anlamı:

1. basitleştirmek, sade bir biçime döndürmek


basitleşebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basitleşebilmek işi


basitleşebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Basitleşme ihtimali veya imkânı bulunmak


basitleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basitleşmek işi


basitleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Basit duruma gelmek


basitleştirebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basitleştirebilmek işi


basitleştirebilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Basitleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Basitleştirme becerisi bulunmak


basitleştirilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basitleştirilmek işi


basitleştirilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Basit bir duruma getirilmek


basitleştirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basitleştirmek işi


basitleştirmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek


basitlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basit olma durumu

Örnek:

1. O, bütün basitliğine rağmen çok pratik bir kadındır.

1. O, bütün basitliğine rağmen çok pratik bir kadındır.


basıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basıvermek işi


basıvermek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çabucak basmak

Örnek:

1. Aldırma delikanlı, tütün basıver, nasıl etti bu işi, zararsız hayvandır diye seslendiler.

1. Aldırma delikanlı, tütün basıver, nasıl etti bu işi, zararsız hayvandır diye seslendiler.


Telaffuz : bası'vermek

başka

İlgili Kelimeler:

başka başka, başka biri

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge

Örnek:

1. Başka bir şeyi daha aklıma iyice sokuyordum.

1. Başka bir şeyi daha aklıma iyice sokuyordum.

2. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan

Örnek:

1. Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor.

1. Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor.

3. edat , edat , edat , edat , `Ayrıca, üstelik, bir yana` anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz

Örnek:

1. Birinden yardım istemekten başka çıkar yol yoktu ve ben yardım isteyeceğime ölmeyi yeğlerdim.

1. Birinden yardım istemekten başka çıkar yol yoktu ve ben yardım isteyeceğime ölmeyi yeğlerdim.


başka başka
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Her biri değişik, farklı

Örnek:

1. Koyun kurt ile gezerdi / Fikir başka başka olmasa

1. Koyun kurt ile gezerdi / Fikir başka başka olmasa

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Değişik biçimlerde

3. zarf , zarf , zarf , zarf , Ek olarak, daha daha


başka biri
Anlamı:

1. zamir , zamir , zamir , zamir , Diğer bir kimse

Örnek:

1. Çoğu zaman ben, kendimi mesut edeyim derken başka birini bedbaht ediyorum.

1. Çoğu zaman ben, kendimi mesut edeyim derken başka birini bedbaht ediyorum.


başka işi yok mu?
Anlamı:

1. `bu işe ne diye karışıyor, bu iş onu ilgilendirmez` anlamında kullanılan bir söz


başkaca
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Ayrıca


Telaffuz : başka'ca

başkafiye
Anlamı:

1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak


Lisan : Türkçe baş + Arapça ḳāfiye

Telaffuz : ba'şka:fiye

başkahraman
Anlamı:

1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi


Lisan : Türkçe baş + Farsça ḳahramān

Telaffuz : ba'şkahraman

başkahramanlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başkahraman olma durumu